“İstanbul’da Direniş, Almanya’da Dayanışma” Çağrısı: Hukuksuzluklara Karşı Uluslararası Tepki Büyüyor
Türkiye’de son yıllarda derinleşen hukuk ihlalleri, yargı bağımsızlığına yönelik tartışmalar ve demokratik standartlardaki gerileme, Avrupa’da da yankı bulmaya devam ediyor. Bu kapsamda Almanya’nın Bergisch Gladbach kentinde düzenlenecek olan “İstanbul’da Direniş, Almanya’da Dayanışma” başlıklı buluşma, söz konusu gelişmelere karşı uluslararası ölçekte bir tepki ve dayanışma zemini oluşturmayı hedefliyor.
12 Nisan 2026 tarihinde saat 13.00’te gerçekleştirilecek etkinlikte, Türkiye’deki mevcut siyasi tablo, hukukun üstünlüğü ilkesinin aşınması ve temel haklara yönelik müdahaleler kapsamlı şekilde ele alınacak. Toplantının, yalnızca bir panel olmanın ötesinde; Avrupa kamuoyuna yönelik açık bir mesaj niteliği taşıdığı değerlendiriliyor.
Etkinliğe, Cumhuriyet Halk Partisi’nden üst düzey isimler ile sivil toplum temsilcileri katılım sağlayacak. CHP Genel Başkan Yardımcısı Nurhayat Altaca Kayışoğlu, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, CHP Parti Meclisi Üyesi Tolga Sağ, CHP Almanya Federasyonu Başkanı Özgür Uçma ve Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Başkanı Hüseyin Mat’ın konuşmacı olarak yer alacağı buluşmada, Türkiye’de yaşanan gelişmelere ilişkin değerlendirmeler ve çözüm perspektifleri kamuoyuyla paylaşılacak.
Organizatörler tarafından yapılan çağrıda, Türkiye’de artan hukuksuzluklara karşı sessiz kalınmaması gerektiği vurgulanırken, demokratik değerlerin ve temel hakların korunmasının evrensel bir sorumluluk olduğu ifade ediliyor. Açıklamada, “hukukun askıya alındığı, yargının siyasallaştığı ve ifade özgürlüğünün daraltıldığı” yönündeki eleştiriler dikkat çekiyor.
Toplantının ana eksenini, Türkiye’deki demokrasi mücadelesine Avrupa’dan güçlü bir destek verilmesi oluşturuyor. Bu çerçevede etkinliğin, yalnızca Türkiye kökenli yurttaşlara değil; demokrasi, hukuk devleti ve insan hakları ilkelerine bağlı tüm kesimlere açık olduğu belirtiliyor.
Söz konusu buluşmanın, Türkiye’deki gelişmelere yönelik uluslararası farkındalığı artırması ve dayanışma ağlarını güçlendirmesi bekleniyor. Katılımcıların, mevcut tabloya karşı daha güçlü ve örgütlü bir demokratik duruş çağrısı yapması öngörülüyor.
Organizatörler, yaptıkları son değerlendirmede şu ifadeye yer veriyor:
“Demokrasiye yönelik müdahalelere karşı susmak, bu sürecin parçası olmak anlamına gelir. Bu nedenle tüm duyarlı kesimleri, hukukun üstünlüğü ve adalet mücadelesine ortak olmaya davet ediyoruz.”



























